Gazze Soykırımı Kayıt Altına Alındı - Orhan Turan

Gazeteci Orhan Turan'ın kişisel sitesi

Salı, Ocak 27, 2026

Gazze Soykırımı Kayıt Altına Alındı

İsrail’in Gazze’ye yönelik 2 yıl süren soykırımı, “Gazze: Bir Soykırımın Anatomisi” adıyla dünyada ilk kez


belgelenerek kitaplaştı. Soykırım vakalarını gün gün belgeleyen kitap, vahşeti mümkün kılan tarihsel, ideolojik ve politik dinamikleri de ele alarak, soykırımın anatomisini ortaya koyuyor.

SOYKIRIM İLK KEZ BELGELENDİ 

İsrail’in 7 Ekim 2023’ten başlayarak 2 yıl süren Gazze’ye yönelik soykırımı, vaka bazlı olarak dünyada ilk kez bir Türk gazeteci tarafından belgelenerek kayıt altına alındı. Daha önce kısmi ya da son derece sınırlı çalışmalar yapılmış olsa da gazeteci Orhan Turan, 2 yıl süren çalışmasıyla tüm süreci kesintisiz biçimde vaka bazlı olarak ele aldı.

Kitap Gazze’de yaşanan vahşeti yalnızca gün gün kayıt altına almakla kalmayıp; aynı zamanda bu yıkımı mümkün kılan teolojik, tarihsel, kültürel ve politik dinamiklerin de izini sürüyor. Dört bölümden oluşan kitapta, Kenan diyarlarından Roma’ya, İslam fethinden Osmanlı hâkimiyetindeki uzun huzur dönemine kadar tarihsel süreç ele alınırken, İngiliz Manda yönetiminden 1948’de İsrail’in ilanı ve günümüze kadar gelen işgal sürecinin arka planına ışık tutuluyor.

7 Ekim 2023–10 Ekim 2025 arasında süren iki yıllık soykırım süreci ise Birleşmiş Milletler raporları, Gazze’deki resmi kurumlar, uluslararası ajanslar ve birincil kaynaklar üzerinden vaka bazlı olarak belgelendi. Son bölümde ise vahşeti besleyen ideolojik, siyasi, ekonomik ve diplomatik mekanizmalar tüm açıklığıyla ortaya kondu.


SOYKIRIMIN KORKUNÇ TABLOSU

Kitapta, 28 Ekim 2023’te Netanyahu’nun orduya verdiği Tevrat kaynaklı “Amalek’i yok et” emrinin sahada nasıl bir etnik temizliğe dönüştüğü ve “Amalek” emri doğrultusunda 2 bin 483 ailenin soy bazlı olarak nasıl yok edildiği anlatıldı. Bu teolojik nefretin sonucu olarak Gazze’de 7 Ekim 2023’ten 10 Ekim 2025’e kadar süren sistematik imha süreci, insanlık tarihinin en karanlık bilançosunu geride bıraktı. El-Ehli Baptist Katliamı, Aziz Porphyrios Kilisesi Katliamı, Cibaliye Katliamı, El-Fahura Katliamı, El-Mağazi Katliamı, Şifa Hastanesi Katliamı, Han Yunus Katliamı, Deir el-Belah, Burayc Okul Katliamı, Nabulsi Kavşağı Katliamı, Refah Katliamı, World Central Kitchen Katliamı, Nusayrat Katliamı gibi vaka bazlı katliamlarla binlerce sivil hedef alındı.

67.211 teyitli şehit, enkaz altındakilerle birlikte 100 binin üzerinde kayıp ve 169.961 yaralı. 20 binden fazla çocuk katledilirken, 1.000 bebek henüz bir yaşına basmadan bu vahşetin kurbanı oldu. 1.722 sağlık çalışanı ve 433 gazeteci hakikati savunurken hedef alınarak öldürüldü. Gazze'deki konutların %92'si yerle bir edilerek 1,4 milyon insan evsiz bırakıldı. Açlık bir silah olarak kullanıldı. 44 bin çocuk yetim, 19 bin kadın dul kalarak parçalanmış bir toplumun ağır yükünü omuzladı. Bu süreçte yaşanan katliam ve tehcir sonucu 2.4 milyon olan Gazze nüfusu 254 bin kişi azalarak yüzde 10.6 oranında azaldı. Bu rakamlar sadece birer sayı değil; İsrail’in ABD desteğiyle yürüttüğü topyekûn bir halkı yok etme projesinin kanlı dökümü oldu.


SOYKIRIMIN KODU: GENARALLER PLANI

Eser, İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi eski Başkanı Giora Eiland tarafından hazırlanan ve Ekim 2024’te Netanyahu hükümetince devreye alınan “Generaller Planı”nı tüm detaylarıyla ortaya koydu. Planın, Gazze’nin kuzeyinde kalan sivilleri insani yardımdan mahrum bırakarak teslim olmaya zorlamayı, bölgeyi tamamen insansızlaştırmayı ve açlığı bir “imha aracı” olarak kullanmayı hedeflediğini belgeledi. Planın “Yardımdan mahrum bırakma” kısmını CIA planlarken, imha kısmını ise ABD’nin Irak’a yönelik işgali sırasında direnişin kalesi olan Felluce kentinin tamamını imha etme emri veren ABD’li Korgeneral James Glynn yönetti. Kitap, ABD’li Korgeneral James Glynn’in (Felluce Kasabı) 26 Ekim 2023’te “danışman” sıfatıyla gönderildiği İsrail’de Irak’ta uyguladığı “şehri tamamen kuşatıp yaşam kaynaklarını kesme” taktiğini Gazze’deki kara operasyonlarına nasıl entegre ettiği vaka bazlı olarak anlatıyor.


CIA, ÖLÜM TUZAKLARINI NASIL KURDU

İsrail, 28 Ekim 2024 tarihinde çıkardığı bir yasayla Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı'nı (UNRWA) resmen "terör örgütü" ilan etti ve kuruluşun Doğu Kudüs, Batı Şeria ile Gazze'deki faaliyetlerini yasakladı. Bu planlanmış bir adımdı. Zira CIA’nın planlamasıyla sözde yardım için kurulan Gaza Humanitarian Foundation (GHF) adlı sözde yardım yapılanmasıyla Filistinlilere yönelik ölüm tuzakları oluşturuldu. Eski CIA istasyon şefi Philip Reilly tarafından oluşturulan ağ, yardım dağıtım noktalarını istihbarat ve infaz alanına çevrilmesinde büyük rol oynadı. 29 Şubat 2024’te Nablusi Kavşağı’nda yaşanan ve “Un Katliamı” olarak tarihe geçen olayda 118 kişinin öldürülmesi, yardım bekleyen halkın biyometrik verilerle takip edilip hedef alınmasının en kanlı örneği olarak kayda geçti.

Bu sistematik yıkımın temelinde, rastgele bir şiddet değil, tahrif edilmiş kutsal metinlerden beslenen teolojik nefret yatıyor. Kitap, Başbakan Netanyahu’nun, soykırımın ideolojik kodlarını daha ilk günden askerlerine vererek Tevrat’taki "Amalek’i yok edin" emrine atıfta bulunmasını incelemektedir. Bu emir, sadece erkekleri değil, "kadınları da, bebekleri de, emziktekileri de" dahil olmak üzere düşmanın topyekûn imha edilmesini öngören mutlak bir intikam zihniyetini sembolize etmektedir.

Bu topyekûn imha, şüphesiz küresel bir suç ortaklığıyla mümkün olabilirdi. Kitap, vahşetin küresel hamisi olan Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) rolüne ışık tutuyor. ABD, İsrail’e milyarlarca dolarlık askeri yardım (38 milyar dolarlık fon ve 26 milyar dolarlık ek paket) sağlamakla kalmadı, aynı zamanda BM Güvenlik Konseyi’nde altı kez veto kullanarak uluslararası yaptırımları tamamen engelledi.

Orhan TURAN Kimdir?

Orhan Turan, 1980’de Kocaeli’nin İzmit ilçesinde dünyaya geldi. Gazeteciliğe 1997 yılında Selam Gazetesi’nde başladı. Gazete’nin Kocaeli Temsilciliğini yürüttü. 1998’de Siyah Beyaz Kocaeli gazetesinde çalıştı. İzmit’te Kocaeli Şehir Gazetesi’ni yayınladı. Haftalık çıkan gazete 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde yayınına son verdi. Üniversite eğitimi için gittiği Afyonkarahisar’da sırasıyla Odak, Er TV, Kurtuluş, Görüntü, Lider, Türkeli gazetelerinde çalıştı. 2005’te Kent ve İnsan dergisini yayınladı. Ege TV, BirGün gazetesi, Show TV bölge temsilciği yaptı.

2006’da Yusuf Kaplan öncülüğünde Cavendish College iş birliğiyle açılan BSF Akademi Gazetecilik Okulu’nu birincilikle tamamlayarak Yeni Şafak’ta muhabirlik yapmaya başladı. Dağ Taş Kurşun; Dersim”, “Apoletli Medya –Postallı Siyaset: 28 Şubat”, “FSB’nin Çeçen Suikastları” gibi pek çok dizi yazı, inceleme ve izlenim yazılarıyla medya–siyaset ilişkileri ve toplumsal hafıza alanında dikkat çekti.

Mustafa Armağan yönetiminde Derin Tarih dergisinin kuruluşunda yer alarak tarihsel perspektifi güncel meselelerle buluşturdu. 2011’de “Yılın Gazetecisi” ödülüne layık görüldü. Türkiye–İsrail ilişkileri ve Orta Doğu üzerine makaleler yazdı. Sürekli Basın Kartı sahibi olan Turan, 2012’den bu yana SABAH Gazetesi’nde Politika Editörü olarak çalışmaya devam etmektedir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Küfür ve hakaret içeren mesajlar silinecektir.