Trump’ın 48 Saatlik Kumarı! - Orhan Turan

Gazeteci Orhan Turan'ın kişisel sitesi

Pazartesi, Mart 23, 2026

Trump’ın 48 Saatlik Kumarı!

ABD ve İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü saldırının 23. gününde, Batı’nın "diplomasi" dedikleri o bayat tiyatro oyunu nihayet son buldu. ABD Başkanı Trump, bugün sabaha karşı İran’a 48 saatlik son ihtarını iletti. Beyaz Saray’ın talepleri tam bir kara mizah örneği: Hürmüz boğazını derhal açın. Aksi halde İran’ın tüm enerji altyapısını bombalanacağız. Bu, iflas etmiş bir kumarbazın, masadaki son çipini bir intihar bombasına çevirme çabasından başka bir şey değil. Bu, sahada kazanamadığı savaşı, sivil halkın karanlıkta kalması üzerinden yürütmeye çalışan aciz bir zihniyetin son çırpınışı adeta.

Ancak Tahran’ın cevabı Trump’ın boğazında düğümlendi.

 

TRUMP’IN SİRK GÖSTERİSİ

İran Parlamentosu Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD'nin İran içindeki enerji santrallerine saldırması halinde İslam Cumhuriyeti'nin bölgedeki hayati enerji ve yakıt altyapısını "geri dönüşü olmayan bir şekilde" yok edeceğini söyledi. Bugün X hesabından paylaşım yapan Kalibaf, "Ülkemizin enerji santralleri ve altyapısı vurulduktan hemen sonra, bölgedeki hayati öneme sahip altyapı ve enerji ve yakıt altyapısı meşru hedefler olarak kabul edilecek ve geri dönüşü olmayan bir şekilde yok edilecektir" dedi.

İran'ın önde gelen parlamenteri, petrol fiyatlarının da uzun bir süre yükselmeye devam edeceğini sözlerine ekledi.

Hatem el-Enbiya Merkez Karargahı sözcüsü Yarbay İbrahim Zülfükari ise ABD-İsrail saldırısında İran'ın yakıt ve enerji altyapısına yönelik saldırılar olması durumunda misilleme yapılacağı uyarısında bulundu. Zolfükari, İran'ın yakıt ve enerji altyapısına yönelik bir saldırı olması durumunda "derhal cezalandırıcı" önlemler alacağını söyledi. "Hormuz Boğazı'nın sadece düşman ve zararlı geçişlere kapalı olduğunu, henüz tamamen kapatılmadığını ve kontrol altında olduğunu defalarca ilan ettik. Güvenliğimizi ve çıkarlarımızı garanti altına alan özel düzenlemeler çerçevesinde, zararsız transit geçiş devam etmektedir" diye ekledi. Sözcü, İran'ın enerji santrallerine yönelik tehditlerin hayata geçirilmesi halinde İran'ın Hürmüz Boğazı'nı tamamen kapatacağını ve hasar gören tesisler yeniden inşa edilene kadar kapalı tutacağını vurguladı.

İsrail'in tüm elektrik üretim santrallerinin, enerji altyapısının ve bilgi ve iletişim teknolojisi (BİT) sistemlerinin hedef alınacağını söyledi.

İran'ın savaşı başlatmadığını ve daha fazla tırmanmaya yol açmayacağını bir kez daha teyit eden yetkili, İran'ın enerji santrallerine saldırı olması halinde düşmanın hedeflerini yok etmeye yönelik "durmaksızın" önlemlerin başlayacağını, ABD ve müttefiklerinin bölgedeki enerji ve petrol altyapısını ve endüstrisini hedef alacaklarını, bunu hiçbir şeyi engelleyemeyeceğini duyurdu.

İslam Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) İstihbarat Servisi de Trump'ın tehdidine yanıt vererek, bölge dışındaki kritik teknoloji merkezlerinin 48 saat içinde hedef alınacağını söyledi. İran sitihbaratı X platformunda yaptığı paylaşımda, servisin bundan sonra düşmanla bağlantılı bölge dışı teknolojik ve siyasi hedeflere odaklanacağı açıklandı.

İRAN HAVA SAVUNMASINDA SÜRPRİZ İYİLEŞME

Burada kritik bir değişkenden de bahsetmek istiyorum. ABD ve İsrail savaş uçakları şu ana kadar İran hava sahasını kevgire çevirmişken, son birkaç gündür farkedilir değişiklikler dikkat çekmeye başladı.

Bu güne kadar SİHA/İHA’lar dahil 200 hava aracını hedef aldığı bilinen İran, Irak hava sahasında yakıt ikmal uçaklarını hedef almış son olarak 19 Mart’ta ABD’ye ait bir F-35 hayalet savaş uçağını vurmuştu.

Dün de İran Ortak Hava Savunma Komutanlığı'nca Hürmüz Adası yakınlarında bir F-15’in hedef alındığı, uçağın ani manevra ve Isı güdümlü füzeleri yanıltan Fleyır (Flayer) atarak vurulmaktan kurtulduğuna dair yeni görüntüler paylaşıldı.

Bu gelişmeler İran'ın daha önce altı işgal uçağını hedef almasına ek olarak geldi; bu uçaklardan üçü İran semalarında, diğerleri ise Kuveyt'te düşürülmüştü.

Hava savunma sistemindeki bu belirgin etki oldukça dikkat çekiyor.

Zaman daralıyor! Bugün 22 Mart 2026. Kovboy Trump, Beyaz Saray’ın balkonundan dünyaya o trajikomik 48 saatlik ültimatomunu savurdu: "Ya kayıtsız şartsız teslimiyet, ya tam imha!"

O sırada İran füzeleri, İsrail’in nükleer "kutsalı" Dimona’nın sadece 12 kilometre uzağına düşerek, Demir Kubbe’nin aslında bir "teneke yığını" olduğunu tescilledi. Pentagon’un "stratejik dehâsı," kendi kazdığı nükleer çukurda debeleniyor. En karanlık 48 saati işliyor.

Üst düzey bir istihbarat kaynağı Press TV'ye verdiği demeçte, F-35 uçağının vurulmasının ardından İran hava savunma sistemlerinin ülkenin orta bölgelerinde Amerikan ve İsrail savaş uçaklarının askeri saldırganlığını başarıyla azalttığını söyledi. Kaynak, "İran'ın entegre hava savunma sisteminin Amerikan ve İsrail işgal uçaklarına karşı gerçekleştirdiği çok sayıda saldırı, ülkenin orta bölgelerindeki Amerikan ve İsrail savaş uçaklarının askeri operasyonlarında önemli bir azalmaya yol açtı. F-35'lere yapılan saldırıdan sonra askeri operasyonların hızı azaldı, ancak uçaklar ve insansız hava araçları keşif amacıyla kullanılmaya devam ediyor" diye ekledi.

Düşman uçaklarına karşı kullanılan savunma yeniliklerine atıfta bulunan kaynak, önümüzdeki günlerde düşman savaş uçaklarına yönelik saldırı oranının artmasının muhtemel olduğunu söyledi.

Peki İran Hava savunmasındaki bu iyileşme nasıl mümkün oldu.

Pentagon’u asıl titreten şey, F-35’in düşürülmesi değil; o uçağın nasıl 'göründüğü'. İran’ın entegre hava savunma ağına eklenen o 'meçhul' yeni bileşen, hayalet uçakların görünmezlik zırhını bir kağıt gibi yırtıp atmış oldu. Bazı değerlendirmelere göre Rusya veya Çin’den gelen teknolojik destek, bazılarına göre yerli bir "kuantum radar" devreye girmiş olabilir.

Bir diğer detay ise artık İran’ın daha proaktif bir savaşa yöneldği yönünde…

İRAN SAVUNMASINDA STRETJİK DEĞİŞİM

İran'ın en yüksek operasyonel komutanlığı olan Hatem el-Enbiya Merkez Karargahı Komutanı Tümgeneral Ali Abdollahi, İslam Cumhuriyeti'nin askeri doktrininin savunmacı bir duruştan saldırgan bir duruşa kaydığını, silahlı kuvvetlerin ABD ve İsrail çıkarlarını hedef alan amansız misilleme saldırılarında daha gelişmiş silahlar ve yeni taktikler kullandığını söylüyor. Abdullah, ülkenin askeri stratejisindeki bu değişikliğin, yeni ve gelişmiş silahların konuşlandırılmasıyla düşmanın hesaplarını bozmayı amaçladığını duyurdu.

Trump’ın İran’a yönelik 22 Mart’ta ABD saatiyle sabah 11’de verdiği süre 24 Mart Salı günü saat 11’de dolacak. 

KUMARMAZLAR İÇİN GERİ SAYIM

Trump bunu yapabilir mi?

Yapabilir!

En azından uluslararası teamüllerde normal şartlarda sürecin buraya kadar getirilmesi bile bir delilik emarisi olarak değerlendirilebilecekken, söz konusu Trump ve Netenyahu olduğunda yapılan tüm analizler de boşa düşebilir. Yenemediysem “yakarım” diyen bir anlayış, Körfez’i ateşe atma pahasına böyle bir adım atabilir.

Yaparsa ne olur?

İran Cumhurbaş Yardımcısı Muhammed Rıza Aref, İran'ın elektrik üretim altyapısına yönelik herhangi bir saldırının, tüm bölgede elektrik kesintisine yol açacağı konusunda uyardı.

Trump'ın 'şalteri indiririm' tehdidi, aslında kendi ayağına sıktığı nükleer bir mermi gibi. Çünkü İran şalteri inerse; Dubai’nin ışıkları söner, Suudi rafinerileri susar ve dolaylı olarak Batı’nın tüm o 'pırıltılı' teknoloji merkezleri birer hayalet şehre döner.

Pentagon acele ediyor çünkü 22 gündür devam eden konvansiyonel savaşla İran’ı diz çöktüremedi. Dimona’nın 12 kilometre yakınına düşen füzeler, Amerikan askeri doktrininin sahadaki çaresizliğini ve "kibir yakıtıyla çalışan" o makinenin dişlilerinin nasıl teklediğini tescil etti. Trump, 48 saatlik bu ültimatomla ya mutlak bir zafer kazanıp petrodoların hâkimiyetini kurtaracak ya da dünyayı sonu belirsiz bir felakete sürüklemekte ısrarcı. Saat tıkır tıkır işliyor. 24 Mart sabahı dünya nasıl bir güne uyanacak?

Savaş sadece füzelerle değil, haysiyetle de kazanılır. Bir yanda kirli geçmişlerinin üzerini kanla örtmeye çalışan 'Epstein müdavimi' bir zihniyet, diğer yanda vatanını ve enerjisini 'geri dönüşü olmayan' bir kararlılıkla savunan bir irade var.

Trump, 24 Mart Salı günü saat 11:00’i bir bitiş çizgisi olarak belirledi. Ama unuttuğu bir şey var: Bazı saatler dolduğunda, sadece süre bitmez; bir devir kapanır. O saat dolduğunda Washington’un petrodolar saltanatı mı yıkılacak, yoksa Hürmüz’ün suları küresel bir yangına mı evrilecek? Geri sayım sadece İran için değil, bu 'kumarbazlar' için de işliyor.

x

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Küfür ve hakaret içeren mesajlar silinecektir.